Akıl Sağlığı Raporu Alınması Dilekçesi

//

Av. Emrecan Genez

Ceza davasında yargılanan sanığın, suçu işlediği sırada akıl sağlığının yerinde olup olmadığının tespiti için mahkemeden Adli Tıp Kurumu veya Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden rapor alınmasını talep etme dilekçesi örneği.

Bir ceza davasında sanık veya avukatı tarafından, sanığın suçu işlediği iddia edilen tarihte TCK Madde 32 kapsamında akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığının veya tamamen ortadan kalkıp kalkmadığının tespiti amacıyla mahkemeye sunulan bir taleptir. Bu rapor, sanığın cezai ehliyetinin belirlenmesi ve verilecek cezanın tespiti açısından büyük önem taşır.

Dilekçe Hakkında Temel Bilgiler

Bu Dilekçe Ne İşe Yarar ve Hangi Durumlarda Kullanılır?

Bu dilekçe, sanığın işlediği iddia edilen suç sırasında akıl sağlığına ilişkin şüpheler bulunduğunda kullanılır. Amacı, Türk Ceza Kanunu’nun 32. maddesi çerçevesinde sanığın cezai sorumluluğunun (ceza ehliyetinin) tam olup olmadığını bilimsel bir raporla tespit etmektir. Rapor sonucunda sanığın akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyetinin olmadığı veya azalmış olduğu tespit edilirse, sanık hakkında ceza verilmeyebilir veya cezasında indirim yapılabilir ve güvenlik tedbirlerine hükmedilebilir.

Nereye ve Nasıl Başvurulur?

Akıl sağlığı raporu alınması talebi, yargılamanın yapıldığı Ağır Ceza Mahkemesi’ne (veya ilgili Asliye Ceza Mahkemesi’ne) hitaben yazılan bir dilekçe ile yapılır. Dilekçede, sanığın geçmişteki psikiyatrik tedavi kayıtları, tanık beyanları veya gözlemlenen anormal davranışları gibi rapor talebini destekleyen gerekçelere yer verilmesi önemlidir. Mahkeme talebi uygun görürse, sanığı Adli Tıp Kurumu’na veya tam teşekküllü bir Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk ederek rapor alınmasına karar verir.

Akıl Sağlığı Raporu Alınması Dilekçesi Örneği

………….AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA ……………

DOSYA NO: [Mahkeme Esas Numarası]

ŞÜPHELİ SANIK: [Sanığın Adı Soyadı], [TC Kimlik Numarası], [Adresi / Tutuklu ise Cezaevi Adı]

VEKİLİ: Av. [Avukat Adı Soyadı], [Avukat Adresi]

KONU: Vekilimin işlemiş olduğu iddia edilen fiil ile ilgili olarak, “işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı” yolunda 5237 sayılı TCK’nun 32. maddesi gereğince tam teşekküllü sağlık kuruluşu olan ……… Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi veya İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan rapor aldırılması talebine ilişkindir.

AÇIKLAMA

  1. Vekilim [Sanığın Adı Soyadı]’ın, cezaevinde tutuklu bulunduğu sırada kendisi ve aile bireyleri ile yapmış olduğumuz görüşmeler neticesinde, vekilimin olay öncesine dayanan zamanlarda ruhsal sıkıntılar yaşadığı ve buna bağlı olarak depresyon geçirdiği, ancak herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmadığı öğrenilmiştir. Olaydan birkaç ay öncesinde söz konusu rahatsızlıkların artması üzerine ailesi tarafından [Tarih] tarihinde …………. Devlet Hastanesi Psikiyatri bölümüne müracaatı sağlanmıştır.
  2. Vekili sıfatıyla, ………….Devlet Hastanesi’ne yapmış olduğumuz başvuru üzerine, kendisinin poliklinik defter kayıtlarına göre “depresyon, dürtü kontrol bozukluğu” teşhisi ile muayene edildiği, muayene sonucunda kendisine psikiyatrik tanı koyulduğu anlaşılmıştır. Aynı şekilde …….Devlet Hastanesi’nin [Tarih] tarihli psikiyatri polikliniği kaydına göre Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. ……….. tarafından düzenlenen raporda, şüpheli sanık için “… Psikiyatri Polikliniğinde görüldü; Kendisi psikolog ……… ile görüştürülüp tanısı konarak, psikoterapi ve ilaç tedavisi düşünüldü. Tanı olarak Depresyon + Dürtü kontrol sorunları mevcut olan hasta ayakta takibe alındı, ancak; tedavisini sürdürmek mümkün olmadı…” şeklinde bir tıbbi kanaat raporu düzenlendiği görülmüştür.
  3. Şüpheli sanığın geçmişteki durumu ve içinde bulunduğu ruh hali itibarıyla, ilgili sağlık kuruluşundan TCK md. 32 kapsamında “işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı” hususunda rapor aldırılması, ceza tayinine esas olmak üzere zorunluluk arz etmektedir.

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle, şüpheli sanık [Sanığın Adı Soyadı]’ın TCK md. 32 çerçevesinde cezai ehliyetinin tespiti amacıyla tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna (……… Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi veya İstanbul Adli Tıp Kurumu) sevk edilerek gerekli raporun aldırılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

[Tarih]

Şüpheli Sanık Vekili Av. [Ad Soyad]

[İmza]

EKLER:

  1. Vekaletname örneği
  2. Varsa geçmiş psikiyatrik tedavi kayıtları ve raporları

Dilekçeyi Doldururken Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Gerekçelendirme: Sanığın neden akıl sağlığı raporuna ihtiyaç duyduğunu somut gerekçelerle (geçmiş tanılar, gözlemlenen davranışlar, aile beyanları vb.) açıklayın.
  • Kanıtları Sunun: Varsa geçmiş psikiyatrik tedavi belgelerini, raporları veya tanık isimlerini dilekçenizde belirtin veya ekleyin.
  • İstenen Kurumu Belirtin: Raporun hangi kurumdan (Adli Tıp Kurumu, belirli bir Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi) alınmasını tercih ettiğinizi belirtebilirsiniz.
  • TCK 32 Vurgusu: Talebinizin Türk Ceza Kanunu’nun 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetin tespiti amacına yönelik olduğunu açıkça ifade edin.
  • Doğru Mahkeme ve Dosya No: Dilekçenin yargılamanın yapıldığı doğru mahkemeye hitaben yazıldığından ve dosya numarasının doğru olduğundan emin olun.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Akıl sağlığı raporu sonucunda sanığın cezai ehliyeti olmadığı tespit edilirse ne olur? TCK Madde 32/1’e göre, akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine (örneğin yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi) hükmolunur.

2. Cezai ehliyeti “azalmış” raporu verilirse ceza nasıl etkilenir? TCK Madde 32/2’ye göre, işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye verilecek ceza, suç ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiriyorsa yirmi beş yıl, müebbet hapis cezasını gerektiriyorsa yirmi yıl hapis cezasına indirilir. Diğer hâllerde verilecek ceza altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.

3. Mahkeme, talep olmasa bile sanık hakkında akıl sağlığı raporu aldırabilir mi? Evet, mahkeme veya hakim, sanığın davranışlarından veya dosyadaki diğer delillerden şüphelenmesi halinde, TCK Madde 32 kapsamında bir durum olup olmadığını resen (kendiliğinden) araştırmakla yükümlüdür ve bu amaçla rapor aldırılmasına karar verebilir.

YASAL UYARI

 “Bu yazıda paylaşılan dilekçe örneği ve bilgiler, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hak kaybı yaşamamak adına, hukuki bir işlem yapmadan önce mutlaka alanında uzman bir avukattan profesyonel destek almanız önemle tavsiye edilir.”

Yorum yapın