Rüşvet almak suçlamasıyla Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan bir kamu görevlisinin, suçlamaları reddeden, eylemin hukuki nitelendirmesinin farklı olduğunu savunan ve tahliyesini talep eden savunma dilekçe örneği.
Kamu görevlisi olarak çalışırken hakkınızda rüşvet alma gibi ciddi bir suçlamayla dava açılmışsa, suçsuzluğunuzu ispatlamak, eyleminizin yanlış yorumlandığını ortaya koymak ve tutuklu iseniz tahliyenizi talep etmek için mahkemeye kapsamlı bir savunma dilekçesi sunmanız gerekir. Bu dilekçe, rüşvet suçunun unsurlarının oluşmadığını, alınan paranın yasal bir ödeme olduğunu ve tahliye koşullarının mevcut olduğunu hukuki argümanlarla açıklamayı amaçlar.
Dilekçe Hakkında Temel Bilgiler
Bu Dilekçe Ne İşe Yarar ve Hangi Durumlarda Kullanılır?
Bu savunma dilekçesi, rüşvet almak (TCK m. 252) suçlamasıyla Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan sanık veya müdafii (avukatı) tarafından kullanılır. Dilekçenin temel amaçları şunlardır:
- Sanığa isnat edilen rüşvet suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını savunmak.
- Olayın gerçek mahiyetini (örneğin, alınan paranın yasal bir ücrete karşılık geldiği veya eylemin rüşvet değil, daha hafif bir suç olan görevi kötüye kullanma kapsamında değerlendirilebileceği) açıklamak.
- Tutuklu yargılanan sanık için, tutuklama koşullarının (kaçma şüphesi, delil karartma tehlikesi vb.) ortadan kalktığını belirterek tahliye talebinde bulunmak.
- Sanık lehine olan delilleri ve hukuki argümanları mahkemeye sunarak beraat veya lehe hüküm kurulmasını talep etmek.
Nereye ve Nasıl Başvurulur?
Bu savunma dilekçesi, yargılamanın yapıldığı Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na sunulur. Dilekçe, sanığın kendisi veya avukatı tarafından mahkemenin kalemine verilir. Savunmayı destekleyen delillerin (ilgili mevzuat, kurum içi yazışmalar, tanık beyanları vb.) dilekçeye eklenmesi veya dosyada belirtilmesi önemlidir.
Rüşvet Alma Suçlamasına Karşı Savunma ve Tahliye Talebi Dilekçesi Örneği
………….AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA, ………….
DOSYA NO: [Mahkeme Esas Numarası]
SAVUNMA YAPAN VE TAHLİYE İSTEYEN (SANIK): [Adınız Soyadınız], [TC Kimlik Numaranız], [Adresiniz / Tutuklu ise Cezaevi Adı]
VEKİLİ (MÜDAFİİ): Av. [Avukat Adı Soyadı], [Avukat Adresi]
ŞİKÂYETÇİ (MÜŞTEKİ): E.Ö.
SUÇ: Rüşvet Almak (TCK m. 252) SUÇ TARİHİ: [Suç Tarihi] TUTUKLAMA TARİHİ: [Tutuklama Tarihi]
KONU: İsnat edilen rüşvet alma suçuna karşı savunmalarımızın ve tahliye istemimizin sunulmasından ibarettir.
Olayın Kısaca Sunumu
Olay tarihinde müşteki E.Ö., aracını yurt dışına çıkarmak için Gümrük Müdürlüğü’ne başvurmuş, işlemleri başlatılmıştır. İşlemlerin normal seyrinde tamamlanmasının ardından, müştekinin acentesinin gemi değişikliği bildirmesi üzerine işlemler yeniden yapılmış ve hafta sonuna sarkmıştır. Müştekinin pasaportları Tır Takip Memuru R.Ö.’de kalmıştır. Vekilim [Sanığın Adı Soyadı], müşteki ile işlemlerin bitimi hakkında görüşmüş ; ancak araya hafta sonu girmesi ve veznenin kapalı olması nedeniyle idarenin fazla mesai ücretinin yatırılamayacağını, pasaportları kendisinin getireceğini belirtmiştir. Müşteki, çocuğunun hasta olduğunu ve acilen yurt dışına çıkması gerektiğini belirterek vekilimden yardım istemiştir. Aynı semtte oturmaları nedeniyle vekilim, insani yaklaşımla pasaportları teslim etmek üzere müşteki ile buluşmuştur. Bu sırada alınan ve 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 221. maddesi gereği yatırılması gereken fazla mesai ücreti , müşteki tarafından rüşvet olarak algılanmış ve emniyete haber verilmiştir. Söz konusu para (300 USD / 350 YTL) vekilimin aracından alınmıştır. Bu olay nedeniyle vekilim hakkında rüşvet alma suçundan kamu davası açılmıştır.
SAVUNMALARIMIZ
A- Vekilin Kurumdaki Görevi ve İdari İşlemlerdeki Konumu:
- Vekilim R.Ö., Gümrük Mevzuatı’na göre, işlemleri tamamlanmış araçlara ait “Taşıt Giriş Çıkış Formu (TGÇF)” bilgilerinin bilgisayar kaydını yapmakla görevlidir. Bu belge kendisine Gümrük Muayene Memuru tarafından verilir. Vekilimin görevi, işlemlerin son aşamasında yer alan bir “geri hizmet” niteliğindedir.
- Vekilimin, bu işlemler sırasında mükellefle (müşteki ile) doğrudan muhatap olma veya karar verme yetkisi bulunmamaktadır. Aracın çıkış işlemlerini yapma yetkisi Gümrük Muayene Memuruna aittir. Vekilim, kendisine gelen belgedeki önceki işlemleri değerlendirme yetkisine sahip değildir.
- Dolayısıyla, görevi dahilinde olmayan ve yetkisi bulunmayan bir işlemle ilgili olarak rüşvet alması mantıken mümkün değildir.
B- Alınan Paranın Hukuki Niteliği:
- Müştekiye ait aracın çıkış işleminin Pazar gününe sarkması nedeniyle, işlemi yapan Deniz Acentesi’nin mesai saatleri dışında çalışması gerektiğinden mesai talep edilmiştir. Acente, bu mesai ücretini kendisi yatırmak yerine taşıt sahibinden (müştekiden) talep etmiştir. Müşteki, yasal olarak ödenmesi gereken bu fazla mesai ücretini rüşvet olarak algılamıştır.
- Vekilimin aldığı 300 USD (350 YTL), fazla mesai ücretidir. Mesai saati bittiği ve vezne kapalı olduğu için, ilk iş gününde acente adına gümrük veznesine yatırılmak üzere alınmıştır. Araç yurt dışına çıkmış, müşteki yurt dışına gitmiş, yani tüm işlemler bitmiştir. Biten bir işlem için rüşvet alınması söz konusu olamaz.
- Olay, tamamen insani duygularla, işlerin aksamaması için ve mesai günü vezneye yatırılacak paranın zorunluluktan dolayı elden alınmasından ibarettir. Konunun rüşvetle ilgisi yoktur.
C- Rüşvet Suçunun Unsurlarının Oluşmaması:
- Rüşvet suçunun oluşması için, sağlanan menfaatin kamu görevlisinin görevine giren bir işin yapılması veya yapılmaması amacına yönelik olması gerekir. Vekilimin görevi, müştekinin işinin yapılması aşamasında karar verme veya süreci etkileme yetkisi içermemektedir.
- Rüşvet suçu kasten işlenir. Vekilimin kastı, rüşvet almak değil, müştekinin acil durumuna yardımcı olmak ve yasal olan fazla mesai ücretinin ödenmesini sağlamaktır. Alınan paranın hukuka aykırı bir menfaat olduğu bilinciyle hareket etmemiştir.
- Eğer vekilimin fiili hukuka aykırı kabul edilecekse dahi, bu eylem olsa olsa görevi kötüye kullanma (TCK m. 257) suçu kapsamında değerlendirilebilir. Nitekim yeni TCK düzenlemesinde de, görevin gereklerine uygun davranılması için menfaat temini, rüşvet değil, şartları varsa irtikap veya görevi kötüye kullanma suçu olarak kabul edilmektedir. Görevi kötüye kullanma suçunun oluşması için ise özel kast aranır, vekilimde bu özel kast da bulunmamaktadır. Kaldı ki, görevi kötüye kullanma suçu zarar suçu haline getirilmiş olup, olayda bir kamu zararı veya kişilere sağlanmış haksız bir kazanç da yoktur.
- Eylem, vekilimin görevi dahilinde olmayan bir iş olarak kabul edilirse, TCK m. 255’teki “Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama” suçu gündeme gelebilir ki, bu suçun unsurları da olayda mevcut değildir.
D- Tahliye İstemine İlişkin Nedenler:
- Yukarıda açıklanan nedenlerle, isnat edilen rüşvet suçunun unsurları oluşmamıştır. Suç vasfının değişmesi kuvvetle muhtemeldir.
- Yeni CMK hükümleri (m. 100 vd.) uyarınca tutuklama istisnai bir tedbirdir, asıl olan tutuksuz yargılanmadır. Tutuklama nedenleri olan kaçma şüphesi, delil karartma tehlikesi somut olayda mevcut değildir. Vekilim sabit ikametgah sahibidir, deliller toplanmıştır.
- Vekilim yaklaşık [Tutukluluk Süresi] süredir tutukludur. Tutuklulukta geçen süre, olası bir ceza ile orantılı olmalıdır. Yargılamanın geldiği aşama itibariyle tutukluluğun devamı bir tedbir olmaktan çıkıp cezaya dönüşmüştür.
- Vekilim 30 yıllık devlet memurudur, sicili temizdir, disiplin cezası yoktur.
- Mahkemenizce tutuklama yerine CMK m. 109 uyarınca Adli Kontrol tedbirlerinin uygulanması da mümkündür.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan nedenler, dosyadaki delil durumu ve yeni yasal düzenlemeler göz önüne alınarak;
- Vekilimin üzerine atılı rüşvet alma suçunun unsurları oluşmadığından BERAATİNE,
- Mahkeme aksi kanaatte ise, eylemin TCK m. 257 (Görevi Kötüye Kullanma) kapsamında değerlendirilmesine,
- Öncelikle vekilimin TAHLİYESİNE, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir kefaletle veya Adli Kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
[Tarih]
Sanık Müdafii Av. [Ad Soyad]
[İmza]
EKLER:
- Onaylı Vekaletname Örneği
- İlgili Gümrük Mevzuatı hükümleri
- Fazla mesai ücretine ilişkin belgeler (varsa)
Dilekçeyi Doldururken Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Suç Vasfını Tartışın: Eylemin neden rüşvet olmadığını, hangi unsurların eksik olduğunu (görevle ilgisizlik, kast yokluğu vb.) hukuki gerekçelerle açıklayın. Alternatif olarak hangi suçun (örn: görevi kötüye kullanma) oluşabileceğini belirtin.
- Alınan Paranın Niteliğini Açıklayın: Paranın yasal bir dayanağı (fazla mesai ücreti vb.) olduğunu ve neden vezneye yatırılamadığını somut delillerle (mevzuat, tanık beyanı vb.) destekleyin.
- Yetki ve Görev Tanımı: Sanığın kurumdaki resmi görev tanımını, iş bölümünü ve olayla ilgili işlemlerde yetkisinin bulunmadığını gösteren belgeleri veya bilgileri sunun.
- Tahliye Gerekçeleri: Tutuklamanın neden gereksiz olduğunu (kaçma/delil karartma şüphesinin olmaması, sabit ikametgah, tutukluluk süresi, sağlık durumu vb.) CMK hükümlerine atıfta bulunarak detaylandırın. Adli kontrol talebini de ekleyin.
- Lehe Deliller: Sanığın lehine olan tüm delilleri (müştekinin aceleci tavrı, insani yardım amacı, temiz sicil vb.) vurgulayın.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Rüşvet suçu ile görevi kötüye kullanma suçu arasındaki temel fark nedir? Rüşvet suçunda (TCK 252), kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için menfaat temin etmesi söz konusudur. Görevi kötüye kullanma suçunda (TCK 257) ise, kamu görevlisi görevinin gereklerine aykırı hareket ederek veya ihmal/gecikme göstererek kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına veya kişilere haksız kazanç sağlamasına neden olur. Görevin gereklerine uygun davranmak için menfaat temini ise rüşvet değil, şartları varsa irtikap veya görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabilir.
2. Fazla mesai ücretini elden almak rüşvet sayılır mı? Normal şartlarda kamu gelirlerinin elden tahsil edilmesi usulsüzdür ve disiplin suçu oluşturabilir. Ancak bu durumun rüşvet suçunu oluşturup oluşturmadığı; paranın alınma amacı (görevin gereklerine aykırı bir iş yapma/yapmama kastı var mı?), görevlinin yetkisi, paranın yasal bir alacağa karşılık gelip gelmediği gibi unsurlara göre belirlenir. Eğer para yasal bir alacak (fazla mesai ücreti gibi) için alınmışsa ve rüşvet kastı yoksa, eylem rüşvet yerine başka bir suç (örn. görevi kötüye kullanma) kapsamında değerlendirilebilir.
3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutukluluk süresi ne kadardır? CMK Madde 102’ye göre, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez. Ancak her durumda tutukluluğun devamı için gerekçelerin varlığı ve orantılılık ilkesi gözetilmelidir.
YASAL UYARI
“Bu yazıda paylaşılan dilekçe örneği ve bilgiler, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hak kaybı yaşamamak adına, hukuki bir işlem yapmadan önce mutlaka alanında uzman bir avukattan profesyonel destek almanız önemle tavsiye edilir.”
