Ağır Ceza Mahkemesi’nde öldürmeye teşebbüs, tehdit, hakaret gibi suçlarla yargılanan sanıkların, savcılık mütalaasına karşı sunacağı esas hakkındaki savunma dilekçesi örneği. Yaralama kastı ve haksız tahrik iddialarını içerir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanırken, hakkınızdaki iddialara ve savcılık mütalaasına karşı son savunmalarınızı sunmanız gereken aşama “esas hakkında savunma”dır. Bu dilekçe, özellikle öldürmeye teşebbüs gibi ciddi suçlamalarla karşı karşıya kalan sanıkların, eylemlerinin hukuki niteliğini (örneğin yaralama kastı taşıdığını), olayın gelişimini (örneğin haksız tahrik altında gerçekleştiğini) ve lehe olan delilleri mahkemeye sunarak beraat veya cezada indirim talep etmelerini sağlar.
Dilekçe Hakkında Temel Bilgiler
Bu Dilekçe Ne İşe Yarar ve Hangi Durumlarda Kullanılır?
Esas hakkındaki savunma dilekçesi, ceza davasında iddia makamının (savcının) esas hakkındaki görüşünü (mütalaasını) açıklamasından sonra, sanığın veya avukatının mahkemeye sunduğu son ve kapsamlı savunmadır. Bu dilekçe ile;
- İddianame ve mütalaadaki suçlamalar reddedilir veya farklı bir hukuki değerlendirme talep edilir.
- Olayın sanık açısından nasıl gerçekleştiği anlatılır.
- Deliller sanık lehine yorumlanır ve iddiaların neden ispattan yoksun olduğu açıklanır.
- Eylemin hukuki niteliğinin (örn: öldürmeye teşebbüs değil, yaralama olduğu) veya hukuka uygunluk nedenlerinin (örn: meşru savunma) ya da cezada indirim gerektiren hallerin (örn: haksız tahrik) varlığı savunulur.
- Sonuç olarak beraat veya lehe hükümlerin (indirim, erteleme vb.) uygulanması talep edilir.
Nereye ve Nasıl Başvurulur?
Esas hakkındaki savunma dilekçesi, yargılamanın yapıldığı Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na sunulur. Genellikle savcının esas hakkındaki mütalaasını sunduğu duruşmada veya mahkemenin savunma için verdiği süre içerisinde mahkeme kalemine teslim edilir.
Esas Hakkında Savunma Dilekçesi Örneği
………….AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE, …………
ESAS NO: …………………., DURUŞMA GÜNÜ: ………………….,
SANIK: …………………., VEKİLİ: ………………….,
SUÇ: Öldürmeye teşebbüs, hakaret, tehdit, bıçakla yaralama, 6136 sayılı yasaya muhalefet. SUÇ TARİHİ: ………………….,
KONU: Esas Hakkındaki Son Savunmalarımızdır.
İddia: ………….. C.Başsavcılığının ………….. tarih ve ……………. soruşturma, ………… esas, ………….. sayılı iddianamesi ile müvekkil hakkında 5237 sayılı TCK’nun 106/1, 43/1, 125/2, 43/1, 81/1, 35/1-2, 6136 sayılı Yasanın 13/1 maddeleri hükmünce cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. İddia Makamınca yapılan yargılama sonucunda; ………. tarihli celsede vermiş olduğu esas hakkındaki mütalaasında; müvekkil ………….’in TCK’nun 81/1, 35/1-2, 53/1-2, 106/1, 43/1-2, 53/1-2, 125/1, 43/1-2, 6136 sayılı Yasanın 13/1 maddeleri hükmünce cezalandırılmasına karar verilmesini talep ve mütalaa etmiştir.
Müvekkilin Savunmaları Özetle: Müvekkil …………… savunmalarında özetle; Yakınanlardan ………….’u daha önceden börek satması nedeniyle tanıdığını, kendisi ile alışveriş yaptıklarını, bu sırada aralarında duygusal bir yakınlaşma olduğunu, evlenmek istediğini, ailelerin tanıştığını ancak ……………’un ailesinin evlerine geldiğinde küfürlü konuşmaları nedeniyle evlilik işinin olmadığını belirtmiştir. Daha sonra doğum gününde ………………’dan mesaj geldiğini, bunun üzerine aradığını ancak ailesinin duyarak kendisine küfür ettiğini, buluşma talep ettiklerini kabul ettiğini, buluşma yerine yanında çalışanıyla gittiğini ifade etmiştir. Daha önceki işleri nedeniyle tehdit edildiği için yanında ruhsatsız silah taşıdığını, buluşma yerinde ……………’un elinde kama ile üzerine saldırdığını, korku ile geri çekilirken silahını çektiğini, bir araca çarpınca istemeyerek yakınanın üzerine ateş ettiğini, asıl amacının yere ateş etmek olduğunu, yaralandığını görünce kaçtığını, öldürme kastı olmadığını savunmuştur.
AÇIKLAMALAR
- Müvekkil …………… müşteki …………. ile evlenme niyetiyle tanışmış, ailesinden istemiş, ancak müştekinin babası ……………’un müvekkilin evindeki ziyaret sırasında küfürlü ve uygunsuz konuşmaları nedeniyle evlilik gerçekleşmemiştir.
- Daha sonra müşteki ……….’un müvekkili araması ve mesaj atması üzerine, müştekinin ailesi tekrar müvekkile ağır küfür ve hakaretlerde bulunmuş, bunun üzerine konuyu görüşmek için buluşma kararlaştırılmıştır.
- Olay yerine gelen müşteki müdahil ……………’un araçtan iner inmez, müvekkile karşı elindeki kama şeklindeki bıçakla küfürler ederek üzerine yürümesi sonucunda müvekkil korkmuş ve saldırıyı def etmek amacıyla bir kez yere doğru ateş etmek istemiştir. Ancak müştekinin üzerine gelmeye devam etmesi ve müvekkilin geri çekildiği sırada istem dışı olarak silah ateş almıştır. Müvekkil, silahın bir kez ateş almasından sonra eylemine devam etmemiş ve panikle olay yerinden ayrılmıştır.
- Müşteki müdahil …………. hakkında Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün raporuna göre yaralanma yaşamı tehlikeye sokmuş ancak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olup, kemik kırığı hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkilemiştir. Bu tıbbi bulgular, Yargıtay içtihatları çerçevesinde yaralama suçunu oluşturmaktadır. Sayın İddia Makamı ise fiili adam öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirmiştir. Oysa müvekkil, kendisine yönelik saldırıyı def etmek ve korkutmak amacıyla yalnızca bir kez ateş etmiştir. Yaralanma yaşamı tehlikeye soksa da, müdahilin cerrahi bir operasyonla hayata döndürülmediği, dren takılarak tedavi edildiği ve taburcu olduğu anlaşılmaktadır. Müvekkilin kastı ve tıbbi bulgular birlikte değerlendirildiğinde eylemin yaralama suçu olarak kabulü gerekmektedir.
- Kastın Değerlendirilmesi: Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre öldürme kastı ile yaralama kastının ayırt edilmesinde; fail ile mağdur arasındaki husumetin nedeni, kullanılan aletin niteliği, atış/darbe sayısı, mesafe, yaraların yeri ve niteliği, hedef seçme olanağı, olayın akışı, failin eylemine kendiliğinden mi yoksa engel bir nedenle mi son verdiği gibi kriterler bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
- Somut olayda, müvekkil ile müdahiller arasında öldürmeyi gerektirecek derinlikte bir husumet yoktur. Müvekkil, kendisine kama ile saldıran müdahile karşı tek el ateş etmiştir. Şarjöründe mermi olmasına rağmen ateş etmeye devam etmemiştir. Yaralanma göğüs bölgesinde olsa da hayati organlarda kalıcı hasar oluşturmamıştır. Müvekkil, saldırı anında geri çekilirken ve panik halindeyken ateş etmiştir; hedef seçme imkanı ve öldürme kastı yoktur. Yargıtay içtihatları da, failin imkanı varken eylemine devam etmemesini yaralama kastı olarak değerlendirmektedir. Bu nedenle müvekkilin eylemi yaralama olarak kabul edilmelidir.
- Haksız Tahrikin Varlığı: Müvekkil, müdahiller tarafından olay öncesinde ağır küfür ve hakaretlere maruz kalmış , olay anında ise müdahil …………… tarafından kama ile saldırıya uğramıştır. Bu durum, TCK m. 29 kapsamında haksız tahrik oluşturmaktadır. Tahrikin varlığı ve derecesi belirlenirken failin durumu, haksız fiilin niteliği ve yarattığı öfke/elem göz önünde tutulmalıdır. Müdahillerden kaynaklanan ve ardı ardına gelen bu haksız eylemler karşısında, müvekkilin eylemini ağır tahrik altında işlediği kabul edilmeli ve cezasında TCK m. 29 uyarınca en üst oranda indirim yapılmalıdır.
- Hakaret ve Tehdit Suçlamaları: Müvekkil hakkındaki hakaret ve tehdit suçlamalarına ilişkin olarak, cezalandırılmasına yeterli, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamaktadır. Asıl hakarete uğrayan müvekkil ve ailesidir. Ceza yargılamasının amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, bu suçlardan beraat kararı verilmelidir.
SONUÇ VE İSTEM
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde;
- Müvekkil …………….’in tehdit ve hakaret suçlarını işlediği sabit olmadığından bu suçlardan BERAATİNE,
- Müşteki müdahil ……………’a yönelik eyleminin, öldürmeye teşebbüs değil, haksız tahrik altında işlenmiş kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilerek TCK m. 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son cümle ve TCK m. 29 (ağır tahrik indirimi) uygulanarak hüküm kurulmasına,
- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilecek cezanın alt sınırdan belirlenmesine,
- Müvekkilin duruşmadaki saygılı tutumu nedeniyle TCK m. 62 (takdiri indirim) hükmünün uygulanmasına,
- Tüm suçlar yönünden lehe hükümlerin uygulanmasına, koşulları varsa TCK m. 51 (erteleme) veya CMK m. 231/5 (HAGB) hükümlerinin değerlendirilmesine karar verilmesini arz ederim.
[Tarih]
Sanık Müdafii Av. [Ad Soyad]
[İmza]
EKLER:
- Vekaletname örneği
Dilekçeyi Doldururken Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Tüm Suçlamalara Değinin: Savunmanızda, iddianamede ve mütalaada yer alan tüm suçlamalara (öldürmeye teşebbüs, tehdit, hakaret, 6136 SKM vb.) ayrı ayrı değinin ve her biri için savunma argümanlarınızı sunun.
- Kast Unsuruna Odaklanın: Özellikle öldürmeye teşebbüs suçlamasında, sanığın kastının öldürmek değil yaralamak olduğunu, olayın ani geliştiğini, kullanılan silahın niteliğini, atış sayısını, mesafeyi ve sanığın olay sonrası davranışlarını vurgulayarak ispatlamaya çalışın.
- Haksız Tahrik Detayları: Tahrik savunması yapıyorsanız, müştekinin haksız fiillerini (hakaret, küfür, fiziksel saldırı vb.) somut olarak belirtin. Olay öncesine dayanan ve birikmiş tahrik unsurları varsa bunları da kronolojik olarak anlatın. Tahrikin ağırlığını vurgulayın.
- Adli Tıp Raporları: Dosyadaki adli tıp raporlarını dikkatlice inceleyin. Rapor müdahilin yaralanmasının niteliği hakkında lehinize yorumlanabilecek ifadeler içeriyorsa (örn: hayati tehlikenin nasıl giderildiği, kırığın derecesi) bunları savunmanızda kullanın.
- Lehe Hükümleri Talep Edin: Sonuç kısmında beraat talebinin yanı sıra, ceza verilmesi durumunda uygulanmasını istediğiniz lehe hükümleri (haksız tahrik indirimi – TCK 29, takdiri indirim – TCK 62, erteleme – TCK 51, HAGB – CMK 231) açıkça belirtin.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama arasındaki fark nasıl belirlenir? Temel fark failin kastıdır. Failin amacı mağduru öldürmek ise öldürmeye teşebbüs, yaralamak ise kasten yaralama suçu oluşur. Kast, failin olay öncesi, sırası ve sonrası davranışları, kullanılan silahın niteliği, darbe/atış sayısı, hedef alınan bölge, yaralanmanın niteliği gibi birçok kriter birlikte değerlendirilerek mahkeme tarafından belirlenir. Şüphe halinde yaralama kastının varlığı kabul edilir (şüpheden sanık yararlanır ilkesi).
2. Haksız tahrik her zaman cezada indirim sağlar mı? Evet, TCK m. 29’a göre haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlenmesi halinde cezada indirim yapılması zorunludur. Ancak tahrikin derecesine göre (basit veya ağır) yapılacak indirim oranı mahkemenin takdirindedir (1/4 ile 3/4 arası veya özel indirimler).
3. Esas hakkındaki savunmadan sonra ne olur? Sanık veya avukatı esas hakkındaki savunmasını yaptıktan sonra, mahkeme genellikle son sözü sanığa verir ve ardından dosyayı karara bağlamak üzere müzakereye çekilir. Müzakere sonucunda mahkeme hükmünü (beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı vb.) açıklar.
YASAL UYARI
“Bu yazıda paylaşılan dilekçe örneği ve bilgiler, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hak kaybı yaşamamak adına, hukuki bir işlem yapmadan önce mutlaka alanında uzman bir avukattan profesyonel destek almanız önemle tavsiye edilir.”
